MEME KÜÇÜLTME – HANGİ YÖNTEM BANA UYGUN?
Meme küçültme ameliyatı sözkonusu olunca hastalarımızın aklına ilk gelen konu doğal olarak kalacak izin nerede olacağı geliyor. Ancak aslına bakılacak olursa, izin yerleşimini kullanılacak olan teknik belirlemekle birlikte, sadece ize bakarak yöntemi birebir anlamak mümkün olamayabilir. Diğer bir deyişle sadece meme başından aşağıya doğru inen bir iz olması tekniğin tamamı hakkında ipucu vermez. Çünkü aynı izi bırakarak birden farklı teknikle meme ameliyatını yapmak mümkündür. Hatta bazı özel durumlarda hastada aynı izi bırakarak bir memeyi “A” metoduyla yaparken, diğerini “B” metodu ile yapmak da olasıdır.
Peki madem öyle, neye göre karar veriyoruz?
Her uygulanan tekniğin birbirine göre avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Tüm bu yöntemlerin olumlu ve olumsuz yönlerini hasta üzerinde değerlendirerek doğru olana karar vermek önemlidir.
Yöntem seçmede göz önüne aldığımız kriterleri aşağıda tek tek inceleyelim:
- SİGARA: Önemini vurgulamak için özellikle ilk sıraya yazdım!!! Ameliyat sonucunu belirlemede son derece önemlidir. Bazı yöntemleri sigara içicisi olduğunu bildiğimiz hastalara kesinlikle uygulayamıyoruz. O nedenle sigara kullanıyorsanız bunu hekiminiz ile paylaşmanız, sizin olası sorunlardan korunmanızı ve yöntemin ona göre seçilerek komplikasyon riskinin daha aza indirgenebilmesini sağlayabilir.
- MEME BÜYÜKLÜĞÜ: Çıkarılabilecek meme dokusu miktarı bazı tekniklerde sınırlı olabilirken, bazılarında çok büyük memeleri şekillendirmek daha kolay olabilmektedir.
- MEME SARKMA MİKTARI: Memenin ne kadar sarktığı, meme başının köprücük kemiği orta noktasına olan mesafesi ile değerlendirilir. Bu mesafe uzadıkça, tahmin edilebileceği gibi meme sarkıklığı artmış demektir. Teknik buna göre de seçilir.
- GELECEKTEKİ EMZİRME PLANI: Artık günümüz cerrahisinde olabildiğince hastanın süt vermesini en az düzeyde etkileyecek seçimler yapılsa da, çok nadir olarak bazı özel durumlarda ameliyat sonrası süt vermek mümkün olmayabiliyor. Bu yöntem genellikle çok tercih edilen bir yöntem olmamakla birlikte özellikle bir daha emzirmeyecek olan ve ileri derecede büyük memesi olan hastalarımızda kullanılabiliyor. Ancak herşeye rağmen, her ne kadar meme koruyucu ameliyatlarla hastalarımızın ameliyat sonrası emzirmelerini sağlamaya çalışsak da bir anne adayının ameliyat olmaksızın bile sütünün yeterli olup olmayacağının garantisi olmadığı gerçeği akılda tutulmalı, meme küçültme ameliyatı sonrasında da sütünün azalması ya da olmaması ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.
- HASTANIN TALEBİ: Yukarı da anlatılanlardan görüleceği gibi ameliyatın türüne karar vermek birden çok parametreyi değerlendirmeyi gerektirmektedir. Bu parametrelerden -en son yazmakla birlikte- sanırım en önemlilerinden birisi hastanın talebi olmalıdır. Tüm bu muayene bulguları gözönüne alınırken, ameliyat adayı olan kişinin de talepleri bizler için çok değerlidir ve değerlendirmeye alınmalıdır. Özellikle bazı durumlarda hasta birden çok teknik için uygun aday olabilir. Bu durumlarda her tekniğin hastaya ayrı ayrı anlatılması ve tekniğin hastayla birlikte karar verilerek seçilmesi en doğrusu olacaktır.
Sonuç olarak meme küçültme ameliyatı hasta memnuniyeti yüksek ameliyatlardan kabul edilmekle birlikte hem ameliyat öncesi hazırlık ve planlama, hem de ameliyat sonrası izlemde iyi bir hasta-hekim ilişkisi gerektirir.
*Yazının tüm hakları Op. Dr. Serhat Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
Nisan 24, 2012
|
Posted by Serhat Totan
Categories: