jinekomasti1.jpg

 

Jinekomasti, erkek memesinin ailesel ya da hormonal nedenlerle anormal olarak kadınsı bir şekilde büyümesine denir ve erkek meme hastalıklarının %65’ini oluşturur.

Jinekomastinin en sık nedeni ergenlik döneminde gözlenen hormonal dengesizlikler olmakla birlikte hormon içeren ilaç kullanımı, erkek üreme organlarının gelişimsel bozuklukları, hormon üreten tümörler ve aşırı alkol veya uyuşturucu tüketimi diğer nadir nedenlerdir. Bu deformite genellikle ergenlik dönemine giren genç erkeklerde görülür. Bu dönemde erkek çocukların büyük bir kısmında meme dokusunda büyüme oluşmakla birlikte genelde dikkat çekici boyutta değildir ve ergenlik dönemini takiben bir yıl içinde meme küçülerek normal boyutuna geriler. Ancak bazen de bu değişim ilerleyerek devam eder ve meme olması gerekenden daha büyük olarak kalır. Bu büyüme tek ya da çift taraflı olabilmektedir.

Jinekomasti, yağ ve meme dokusunun artmasına bağlı oluşmakta ve buna bağlı olarak 3 tip jinekomasti görülmektedir:

  • Yağ dokusunun artmasına bağlı meme büyümesi: Yağlı tip jinekomasti
  • Meme dokusunun artmasına bağlı meme büyümesi: Glandüler tip jinekomasti
  • Yağ ve meme dokusunun birlikte artmış olduğu meme büyümesi: Yağlı glandüler tip jinekomasti

Ergenlik ve bunu takip eden genç erkeklik döneminde kendi ve karşı cinsin vücudundaki değişimleri son derece yakından takip eden gençler, vücudunda oluşan ve karşı cinse özgü bir özellik olarak tanımlanan meme büyümesini doğal olarak utanç verici olarak görmektedir.

Bu nedenle en kolay çözüm olarak vücudunu saklamaya çalışmakta ve kendini toplumdan soyutlamaktadır. Oysaki günümüzde teknoloji ve gelişen cerrahi teknikler ile jinekomasti tedavisi son derece başarılı olarak yapılmaktadır.

Jinekomasti tedavisinde, memedeki fazlalık dokunun cerrahi olarak ya da liposuction yöntemi ile uzaklaştırılması olmak üzere iki temel yaklaşım vardır. Esas olarak yağ dokusunun artmasına bağlı olarak gelişen jinekomastilerde genelde liposuction yeterli olmaktadır. Liposuction, meme başı çevresinde açılan küçük deliklerden girilerek uygulanmaktadır. Ancak memenin büyümesinde glandüler yapının artması da söz konusu ise glandüler dokunun sert olması nedeniyle liposuction yeterli olmamakta ve bu tür memelerin cerrahi yolla küçültülmesi gerekmektedir. Cerrahi için meme başı çevresinden yarım daire şeklinde kesi yapılarak girilir ve buradan girilerek büyümüş meme dokusu çıkarılır. Bu tür durumlarda da kontürlerin daha düzgün olması amacıyla liposuction da cerrahiye eklenerek kombine yaklaşım uygulanabilir. Son yıllarda “Ultrasonik Liposuction”ın kullanıma girmesi ile normal liposuction için sert olan glandüler memelerde de başarılı küçültme sağlanabilmektedir.

Ameliyat, memenin büyüklüğü ve uygulanan yöntem ya da yöntemlere göre lokal ya da genel anestezi altında yapılabilmekte ve 30- 90 dakika arasında sürmektedir. Hasta, ameliyat sonrasında hastanede kalmasına genelde gerek kalmaksızın aynı gün evine, yaptığı işin içeriğine bağlı olarak 1-3 gün içinde de işine dönebilmektedir. Girişim sonrasında memenin yeni formunu koruyarak iyileşmesi için ise 3 hafta süreyle elastik bandaj uygulanmaktadır.

Sonuç olarak günümüzde, jinekomasti tedavisinde cerrahi, normal liposuction ve ultrasonik liposuction olarak üç temel yaklaşım mevcuttur. Bu tedavi yaklaşımlarının bazen tek, bazen de kombine kullanımı ile son derece yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedır. Böylece pek çok erkeğin korkulu rüyası olan jinekomasti basit ve etkili yöntemler sayesinde ortadan kaldırılabilmektedir.

(KAYNAK: Bu broşür Amerikan Plastik Cerrahi Derneği tarafından
hazırlanan ve Hasta Bilgilendirme Broşürü olarak üyelerine
dağıtılan broşürden tercüme edilip, bazı bölümleri
güncelleştirilip sizlerin hizmetine sunulmuştur.)