Estetik Cerrahi’de hasta memnuniyetini etkileyen şüphesiz pek çok faktör vardır. Bu faktörler arasında en önemlisi hasta ve hekimin birbirlerini dinleyebilme becerileridir. Bazı kişiler hayatlarının anlamını o denli ameliyat sonrasına bağlar
lar ki, hayallerinde gerçekten uzak bambaşka bir dünya yaratırlar. Buna bağlı olarak bilinçaltı, hekimin sunduğu gerçekçi verileri almakta direnir ve dinlemezler. Bu grup hastalar, bir estetik cerrah için en sıkıntılı ve ameliyatından çekinilen hasta grubudur. Sebebi her ne olursa olsun dinlememe -her iki taraf için de- ciddi bir iletişim sorununa yol açarak önce hasta ardından da hekimin mutsuzluğuna neden olan çok önemli bir etkendir.

Her ne kadar hasta-hekim ilişkisi olması gerektiği gibi oluşturulsa da bir cerrahi girişimin kati sonucunu önceden garantili olarak kestirmek mümkün değildir. Heykeltıraş eserini ortaya koyarken burnu 1 cm tıraşlar ise o burnun 1 cm kısalacağından ve sergilendiği yerde 1000 yıserhat bianca secill da kalsa aynı olacağından emin olur. 150 yıl önce maharetli ellerden çıkmış bir mobilyanın hala aynı güzellikle korunabilmesi de aynı mantık değil midir? Oysaki yaşayan bir dokuyu şekillendirmek hareket halindeki otomobilin kaportasını düzeltmeye benzer. En temel yaklaşımla insan heykeltıraşlığı olarak tanımlanabilecek estetik cerrahide, cerrahın işi ameliyatın bitimi ile bitmez, ancak yeni başlar. Cerrahide diğer sanat dallarının tersine ortaya koyduğunuz yapıtın yaptığınız işe bir cevabı vardır. İyileşme dediğimiz bu cevap her bireyde farklılık gösterir ve aslında
yapılan ameliyatın son şeklini de bu belirler. Bununla da kalmaz; yerçekimi, yaşlanma ve sigara gibi diğer pek çok faktör Estetik Cerrah’ın yaptıklarını değiştirmek için birbiriyle yarışırlar. Bu kadarla kalsa yine iyi! Burun yaparsınız futbol oynarken bir kafa topuna ya da dirsek darbesine kurban gider. Meme yaparsınız hastanız doğum yapar emzirir. Bunlar elbette ki hayatın normal akışı sırasında olması gerekenler. Bizler de elbette ki hastalarımızı düzeltip kavanozda tutalım kaygısı içinde değiliz.  Burada sadece bir estetik cerrah gözüyle nasıl göründüğünü ve işimizin hastayı ameliyat etmekle bitmediğini göstermek amacımız. Diğer bir deyişle bizler sadece ameliyatı yapıyoruz, ancak aslında işin büyük bir kısmını hem iyileşme sürecinde hem de sonrasındaki hayatında aldığı risklerle hastalarımız yapıyor. Buradan anlaşılacağı gibi hasta-estetik cerrah ilişkisi aslında bir ömür boyu süren bir ilişkidir. Bu uzun süreçte hem hasta hem de cerrah birbirlerinden öğrenirler.

Sonuç olarak hastalarımı, olacakları ameliyatın her türlü olası etkileri ve riskleri ile ilgili bilgilendirme sorumluluğunda hisseden bir hekim olarak bizlerin hastalarımızdan en önemli beklentimiz iyi bir dinleyici olmaları, gerçek yaşam ile gerçeküstü beklenti arasındaki ayrımı yapabilmeleridir. Böylece hasta-hekim ilişkisinin en sağlam temeller üzerinde uzun süreli sağlıklı bir ilişki olması sağlanacaktır.

Op. Dr. Serhat TOTAN

*Güncel yazılar başlığı altında yazılan bu yazıların tüm hakları Op. Dr. Serhat Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.