Geçtiğimiz hafta randevu almak üzere arayan bir hastamın, randevu öncesi asistanıma “Doktor beyin web sitesindeki özgeçmiş bilgileri doğru mu?” diye sorduğunu öğrendim. O anda kendimi son derece ağır hakarete uğramış hissederek, hemen randevusunu iptal etmek için çırpınan öfkeme yenilecektim ki aklıma birkaç yıl önce okuduğum Don Miguel Ruiz’in “Dört Anlaşma” adlı kitabından bir cümle geldi: “Hiç Bir Şeyi Kişisel Algılamayın.” Yaşamımızı belirleyici olanın, başımıza gelenler değil, başımıza gelen olaylara verdiğimiz tepkiler olduğu gerçeğini düşündüm ve durdum.

Bundan 4-5 yıl kadar önceydi…Katıldığım bir seminer sırasında adını duyup almıştım bu minik kitabı. Çok şey öğrendim yaşamla ilgili bu kitaptan*:

  1. Kullandığınız Sözcükleri Özenle Seçin: Sözler sizin yaratma gücünüzdür. Bir tek söz ile savaşlar çıkabilir, gönüller kırılabilir veya kalpler fethedilebilir. Söz tohum gibidir. Mutluluk, özgürlük, başarı ve bolluk bilincine doğru ilerleyiş sadece sözlerimizi özenle seçmeyle bize gelir.

  2. Hiç Bir Şeyi Kişisel Algılamayın: Etrafınızda olan biten hiçbir şeyi kişisel algılamayın. Size söylenen şeye katılırsanız, kişisel olarak algılamış olursunuz ve bu sözle anlaşma yapmış olursunuz.

  3. Varsayımda Bulunmayın: Varsayımlarda bulunmanın problemi, varsayımlarımızın gerçek olduğuna inanmamızdır. Varsayımda bulunursunuz ve kişisel algılarsınız. Ve sonuçta kocaman bir dram yaşamaya başlarsınız. Konuşarak sormak ve gerçeği öğrenmek, varsayımda bulunmaktan çok daha iyidir. Böylelikle gerçeğin yakınından teğet bile geçmeyen rüyalar görmekten kurtuluruz. Herkes hayatı bizim algıladığımız gibi algılamaz. Herkesin rüyası ve gerçeği farklıdır. Sizin onun gerçeğini görebilmek için sormaya, başkalarının sizin gerçeğinizi görmelerini sağlamak için ise anlatmaya ihtiyacınız vardır.

  4. Daima Yapabildiğinin En İyisini Yap: Bu anlaşma, diğer üç anlaşmanın kalıcı alışkanlığa dönüşmesini sağlar. Her koşul altında daima yapabileceğinizin en iyisini yapın. Yapabildiğinizin en iyisini yaptığınızda, harekete geçersiniz. Her eylemi, her hareketi, her çabayı zevk aldığınız için yaparsınız, bir ödül beklediğiniz için değil.

Ben de kişisel algılamadım bu hastamı ve varsayımlar üretmedim benimle ilgili olan bu şüphesine. Ancak bu olay internetteki öteki dünyanın, yaşadığımız fiziki dünyadan daha fazla kirlenmesinin bir sonucuydu aslında. Her türlü bilgiye bu kadar kolay ulaşmanın da bir bedeli oluyordu… O da farkında olmadan yanlış bilgilenme. Önüne geçebilmek çok zor bu bilgi kirlenmesinin! Sadece bizde değil, tüm dünyada büyük bir sorun. Doğal olarak-belki de yapısı gereği- son derece yavaş işleyen hukuk sistemi, ışık hızıyla gelişen teknoloji ve bunun sonucu gelişen sorunları çözmede yetersiz kalabiliyor. Diğer bir deyişle fiziksel dünyamız, sanal dünyayı kontrol etmede son derece zorlansa da, sanal dünya gerçek dünyayı avucunun içine almış durumda.

Geçenlerde başvuran bir hastam, olacağı ameliyatla ilgili internette araştırma yaparak edindiği bilgileri aktarırken Dr. X’in bu ameliyatı ilk kez Türkiye’de yapan kişi olduğunu gördüğünden söz etti. Adını verdiği meslektaşımı tanımamakla birlikte o ameliyatı ilk yapan kişi olmadığını bilmenin rahatlığı ile Google arama motorunu açıp, anahtar sözcük olarak “ilk kez” ve “——ameliyatı” yazdım ve sonuçlara baktık. Burada amacım herhangi bir meslektaşım ile karşı karşıya gelmek olmadığı, sadece internetteki bilgi kirlenmesi ve kontrolsüzlüğü anlatmak olduğu için ameliyatın ne olduğunu buraya yazmıyorum. Ama sizler istediğiniz anahtar sözcüğü koyup bu oyunu oynayabilirsiniz. Sadece ilk sayfada 5 tane hekim Türkiye’de bu yöntemi ilk kez uyguladığını iddia ediyordu ve daha da ilginci bunların birkaçı Plastik Cerrah değildi. Sorumuzun cevabını almıştık ve sonraki sayfalara bakmadık bile!

Sonuçta, yazımın başında sözünü ettiğim web sayfamdaki bilgilerimin doğruluğunu sınamak isteyen hastam aslında, bu kirlenmenin farkında olan ve bu nedenle kendini koruma içgüdüsü ile hareket eden sorumluluk sahibi bir kişiden başka bir şey değildi.

Peki hasta olarak sizler doğru bilgiye nereden ulaşabilirsiniz? Elbette ki kirlenmenin ya da kirlenme olmasa bile akıl çelici minik ayak oyunlarının olmadığı bilgi kaynaklarına ulaşmak mümkün. Bunların en temel olanı aradığınız bilgi ile ilgili meslek grubunun yayın organları. Örneğin Estetik ve Plastik Cerrahi için Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi derneğinin web sitesi (http://www.tpcd.org.tr/) sizlere her zaman sağlıklı ve doğru bilgileri sağlayacaktır. Buradan ayrıca ameliyat olmayı düşündüğünüz hekimin bu cemiyete üye olup olmadığını da görmeniz mümkün. Bunun dışında da kişisel referans diğer bir önemli kaynaktır. Daha önce bir yakınınızı ameliyat etmiş ve memnun kalmış olduğu hekim sizin için bir başvuru kaynağı olabilir.

İnternette yanlış bilgilenmenin önüne geçilemese bile, kişisel olarak farkındalık bu sorunu en aza indirgemede önemlidir. Sonuç olarak bu teknolojik hıza, hizmeti alan olarak hiçbir zaman yetişme şansımız yok. Hizmeti pazarlayanlar her zaman bir adım önde olacaktır. Bu nedenle burada bize düşen, gerçek dünyada alışveriş yaparken nasıl bilinçli tüketici isek sanal dünyadaki bilgi alışverişinde de aynı bilinci korumaktır.

Op. Dr. Serhat TOTAN

*The Four Agreements, Don Miguel Ruiz (Author)

**Güncel yazılar başlığı altında yazılan bu yazıların tüm hakları Op. Dr. Serhat Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.